20 Haziran 2012 Çarşamba


AYURVEDA IN SRI LANKA

Ayurveda 5000 senelik geçmişi olan aynı zamanda “Hayat bilimi” olarak da adlandırılan bir yaşam biçimi. veya dogu tedavı biçimi.  Ayurveda temellerini bu bölge de atarken savaş ve diğer nedenler dolayı Sri Lanka’yı sanırım gölgede bırakmış. 














Ancak alanda kendini geliştiren halk, geçmiş deneyimlerini nesiller boyu birbirine aktarmaya devam etmiş. Bugün biz batılıların dahi faydalandığı bu bitkisel iyileşme sanatı, iyaşam bilimi hakkında daha fazla bilgiye sahip olmak için bir süredir workshoplar alarak, kitaplar okuyarak daha fazla bilgi edinmek için elimden geleni yapıyorum ancak alan o kadar derin ki öyle bir yerlere gelmek açıkçası pek de kolay olmuyor. Bunun için bazen batıp çıkmak, hata yapmak, yanlış beslenmek, doğru yolu deneme yanılmalarla bulmak ve bitkilerle daha fazla haşır neşir olmak hatta dışarıda yemek yerine evde yemek pişirmeyi tercih etmek ve birkaç ritüeli de özellikle batılı yaşam biçimlerimize adapte etmek gerekiyor. Bunlara sabah kaltıgınızda güne ılık bir bardak su ilebaşlamak ve dişinizi fırçalamadan önce dilinizi temizlemek ile başlayabilirsiniz.

Sri Lanka’ya gelmeden önce bu aşamalara vücudumu hazırlıyordum bu nedenle şuan da bulunduğum Ayurvedik  merkez benim için pek zorlayıcı ya da şaşırtıcı olmadı. Ancak zaten  böyle bir merkezin özellikle Sanskritçede 'Panchakarma'  yani “Temizlenme, arınma” olarak adlandırılan bu dönemi üstelik bu konulara pek uzaksanız denilmeyebileceğiniz en güzel ve yumuşak  yerlerden biri olacağını belirtmeliyim.

Hayatımız boyunca sadece gıda olarak yediğimiz şeyler değil, dahası tüm yaşamımız boyunca zihnimizde birkitridğimiz anılar, maruz kaldığımız olaylar, yükselen duygularımız ile verdiğimiz tepkiler, içinden geçtiğimiz milyonlarca deneyimi de vücudumuzun özümsediği ve bir gıdaymışçasına biriktirdiği bir gerçek. Peki bunlardan gerçekten arınabiliyor muyuz? Kendimize uyguladığmız geçici  veya anlık terpiler gerçekten bu travmaları silmeyi başarabiliyor mu? Veya gerçekten dönemsel olarak da olsa detox adı altında, sıvı veya daha  iyi beslenip herşeyden arınabildiğimiz zamanlarımız oluyor mu? Bence Ayurveda çerçevesinde gerçekleştirilen bu deneyim ile bu soruların hepsini değil belki ama bir çoğuna cevap bulmak  adına çok yardımcı olabiliyor. Ezelden beridir inandığım ve sonuna kadar savunduğum fikir; şayet zihin sağlıklı ive dengede se vücutta ona ayak uyduracaktır. Ancak zihnimiz yaşadığımız ortama veya yaşam şeklmize, olaylara bakış açımıza tepki veriyorsa işte ozaman  hastalanmamak kaçınılmazdır.






BARBERYN AYURVEDIC BEACH RESORT
Dubai üzerinden yolculuğum toplamda 9 saat uçuş süresi ve 3.5 saat bekleme ile 12.5 saat sürdü. Sadece Dubia’deki bekleme şans eseri uçak da tanıştığım arkadaşım olmasaydı oldukça zorlayıcı ve sıkıcı geçebilirdi. Uçak Sri Lanka, Colombo Havaalanına indikten sonra, beni  alan araç ile birlikte ülkenin en güney ucuna inmek 3.5 saat sürdü. Muson sezonu münasebetiyle ara ara gökten boşalan yağmurlar ve çılgın Asya trafiği bize engel oldu ancak ben bunların hiçbirini pek hissetmedim çünkü öylesine yorgundum ki arabanın arkadsında benim için özel olarak getirilen boyun yastığı ile mışıl mışıl uyudum.

Otele vardığım anda beni taze meyva suyu ve çiçekten yapılmış bir kolye ile karşıladılar. Doktorla ilk  görüşme saatim 14.00 olarak belirlendi ve tabiî ki öncesinde öğle yemeğine çıktım. Aman tanrım o da neydi? Birbirinden lezzetli, taze sebzeler hepsinin içinde çeşitli baharatlar, Hindistan cevizi suyu ve sütü, birbirinden farklı meyveler, pirinç çeşitleri ve yemek alternatifleri… Kendimi çok mutlu hissettiğimi itiraf ediyorum.



FIRST CONSULTATION
İlk görüşmem akabinde söylemediğim halde yıllar önce tavan yapan anemimi bulup çıkartan doktorun önünde saygıyla eğiliyorum ve hemen 30 dakika içinde ilk seansım için ikinci randevumu aldım. İlk durağım vücut tipime özel yağlar ile yapılan senkron masaj oldu. Aslında bu deneyime masaj demek yanlış oluyor çünkü asıl amaç bu özel yağların öncelikle dışarıdan deriye nüfuz ederek iyileşmeyi sağlaması. Bu nedenle aynı anda iki kişi birden iki elle size bu uygulamayı gerçekleştiriyor. Hemen akabinde içinde özel otlarrın bulnuduğu top şeklınde bez torbalarla vücudunuza ısıtırak uygulanan pres  yapılıyor ki yağı cilt daha hızlı emsin. Bundan sonraki aşama ise yine özel yağla baş masajı oluyor. Her “treatment” yapılan uygulama akabinde güler yüzle, sizi giydiren, okşayan sevgi ve şefkatle bir sonraki durağınıza yönlendiren bu tatlı insanları çok sevdiğimi söylemeliyim.  Üstelik burada uygulanan tüm yağlar, bitkiler bahçeden elle toplanıyor kazanlarda kaynatılıyor ve itinayla hazırlanıyor.

Tabiki uygulama bununla kalmıyor, hemen akabinde bitki bahçesinde özel sıcak merhemli ve sanırım pamuklu kağıtlar ile uygulanan “steam bath” buharlı terapiyle devam ederken, yüze uygulanan aloe-vera gözlere ise  kuruluğu önlemek ve dinlendirmek amalı salatalık özlü başka merhemler sürülüyor. Bilinç ve bilinçsizlik arasında kendinizi öylece o canım bitki bahçesine teslim ediyorsunuz... Ben şahsen uyumuş olacağım ki beni azıcık daha sevip Üçüncü aşamaya yolladılar… Öncesinde yağlardan arınmak için yine bitkisel bir takım karışımları vücuduma sürdüler, sıcacık bir duş aldıktan hemen sonra bitki banyosuna girdim. 





Yine bitki özlü sularla aldığım duşun akabinde kendimi akupunktur salonunda buldum. İhtiyaç duyduğum stres bölgelerim, hassasiyetim olan diğer bölgelere yerleştirilen iğnelerle birlikte 30 dakika boyunca yine uzanmış olacağım ki bu terapi de hemencecik bitiverdi. 
Şimdi sıra  yeterince dinlenmemişim gibi dinlenmeye gelmişti. Bu merkezin açılış sebebi de tam buydu zaten, biz batılıların tatil anlayışına gerçek bir gevşeme, rahatlama hatta iyileşme fırsatı sunmak.
  Yapılan ilk konsultasyon akabinde en az 4 günlük alışma ve arınma süreniz oluyor. Bu aşamada sizin için özel bir uygulama henüz yapılmıyor. Vücudunuz ortama ve uygulamalara uygun hale geldiğinde ise asıl temizlik başlıyor.

"AYURVEDA” nedir?
 5000 seneyi aşkın bir bilim olan AYURVEDA, AYUS kelimesi yaşam VEDA kelimesi ise bilim anlamına geliyor. İngilizceye tam çevirisi ise "Science Of Life" olarak yapılıyor. Özellikle Hintlilerin ve tabiki neredeyse aynı kültürel özellikleri taşıyan Sri Lanka’lıların en ufak bir sıkıntılarında başvurdukları yegane bilim dalı. Her sene yüzlerce öğrenci Colombo’da bulunan 5 senelik eğitimin akabinde doktor adayı olarak bu merkezlerde çalışmaya başlıyorlar. Her şeyin yüzde yüz doğal olduğunu bilmek ve gerçekten de sonucunda iyi hissetmek ise kaçınılmaz. Bazen kendimi bu yola adamak geliyor içimden, ancak o kadar emek ve sabır istiyor ki nimetlerinden yararlanabildiğim için kendimi şanslı hissederek alanda sadece daha fazla ne öğrenebilirim diye araştırmalar yapmayı şimdilik yeterli buluyorum. Bu sonsuz bilgi denizinde kaybolmak gayet söz konusu.

FOOD DEMOSTRATION
Hem bilerek, hem isteyerek hem de öneri üzerine o kadar güzel bir yere gelmişim ki; bir yandan tedavi görürken diğer yandan da ayurvedik anlamda nasıl yemek pişirebileceğimi öğrenmek beni daha da memnun etti. Sanırım hayatımda en çok keyif aldığım deneyimlerimden birisini gerçekleştirmiş olacağım ki, bu içerikleri Türkiye’de nasıl bulacağım diye endişe etmeden duramadım. Ama hayatımda yediğim en güzel unsuz Hindistan cevizli tatlı ekmeği yerken evde bunu kolayca yapabileceğimi biliyorum ya artık bize yemeğe gelenler yaşadı. Ayrıca sebzeleri de aynı onların gibi nasıl pişireceğimi de öğrendim. Arzu edenlere tarifleri seve seve verebilirim. 

Ama buradaki gibi ev yapımı baharatlar kullanmak şansım olmayacak üstelik hem yağlar hem de yemeklerde kullanılan baharatlar özelinde 1000’i aşkın bitki kullanıyorlar, maalesef biz de böyle bir bolluk söz konusu değil yine de “ hiç bir şeyi memleketlerinde kolayca bulamayan Avrupalılar üzülsün “ bile diyemedim, Avrupa da Hint marketinden bol bir şey yok çünkü. Darısı bizim memleketin başına diyorum.

FULLY VEGAN
Buraya geldiğim günden itibaren, balık yemeği de tamamen bıraktım. Tüm yemekler o kadar tatmin edici ki, değil et, tavuk, balık… Tereyağı, süt veya peynir dahi yemedim, aramadım, hatta istemedim.Üstelik yemeklerime bir damla tuz veya çayıma bir kaşıkcık şeker  dahi eklmedim… Burası insanı sadece gıda anlamında değil ruhsal anlamda da çok tatmin ediyor, yokluktan ziyade bir bolluk bilinci kaplıyor ki, tüm evrene sevgimi ve pozitif enerjimi yolluyorum… Hepinizi tüm kalbimle seviyor ve selamlıyorum….



 
Uzun ve hem zihinsel hem de bedensel sağlıklı yaşam için;
KAHVALTI kral öğünümüz
ÖĞLEN YEMEĞİ elbette Kraliçe
AKŞAM YEMEĞİ ise dilenci


IMPORTANT HERBS
Bu detayı yazmadan önce pek düşündüm ama ilgilenmeyen okumaz, ilgilenin ise çok işine yarar diyerekten eklemeye karar verdim…

Köri yaprakları, iştahı dengeliyor ve kolesterolu düşürüyor
Ispanak, hepimizinde bildiği gibi tam bir demir deposu, benim gibi anemiklere çok iyi geliyor, uykusuzluk sorunu çeken herkesin mutlaka tüketmesi gereken bir sebze, insomnia tedavisinde kullanılıyor.
Sarı Balkabağı, her ne kadar biz Türkler bu sebzeyi tatlı diye tüketiyor olsak da sigara tiryakisi olanlar için birebir. Çorbası veya yemeği de ayrıca gerçekten çok lezzetli.
Salatalık, susuzluğa, kuru gözlere ve elbette idrar yollarını temizlemek için birebir faydalı bir sebze.
Mandarine, Kanserli hücreleri iyileştirmek, boğaz ağrılarını hafifletmek ve bağışıklık sistemini kuvvetlendirmek için kullanılıyor.
Passion Fruit, Pasiflora olarak pek az yer de de olsa bulunabilen bu tropikal meyve de kanserli hücrelerin tedavisinde kullanılıyor. Ve yüksek tansiyonu olanlarında rahatlıkla ve özellikle tüketmesi gereken bir meyve.
Greyfurt, kolesterolü düşürmek ve susuzluğu engellemek için de kullanılıyor.
Papaya, aşık olduğum yegane tropikal meyvelerden hemoroit tedavisinde ve bağırsak sindirim açısından çok faydalı, yenen tüm yemeklerin kolaylıkla sindirimini sağlıyor.
Muz, kilo almak isteyenler için mineral depousuJ
Karpuz, yazın sıklıkla tükettiğimiz bu meyve bir yandan içimizi soğuturken diğer yandan hem susuzluğa iyi geliyor hem de idrar yollarını temizliyor.


Uzun lafın kısası, burada daha bahsedemeyeceğim birkaç uygulamadan daha geçtim. Tek söyleyebileceğim burada çalışan ekibe, 11 senesini ve gecesi gündüzüyle birlikte bu mesleğe adayan doktorum PushPa’ya, bana burayı tavsiye eden Steve’e ve yol gösteren Nesteren’e teşekkürü bir borç biliyorum. Buraya gelmek, batılı ve bu işlere uzak bir insanın kendi için yapabileceği en güzel şey diyebilirim. Ben ,içinde olduğum için ayrıca büyük keyif aldım o ayrı, bir daha gelmek ister miyim sorusunun cevabı ise “en kısa zamanda mutlaka ve en az 3 hafta”. Detaylar aşağıda,buraya ulaşım gibi daha detaylı bilgi için ayrıca da yardımcı olabilirim. Bunun dışında trip advisor veya google’dan da detaylı bilgilere ulaşabilirsiniz. 


BARBERYN BEACH AYURVEDA RESORT, Weligama, Sri Lanka
Tel: 0094 41 2252994-96




 Eskiden “Ceylon” olarak anılan 3 sene öncesine kadar savaşla mücadele eden ve öncesinde 2004’te geçirdiği Tsunami ile anılan Asya ülkesi. Atlattığı acıların hiç biri diğerinden kolay atlatılır gibi değil. Ülkeyi başından sonuna arşınlamadığım için etkilerini çok hissettiğimi söylemem ancak ülkenin Güney kesiminde bulunan Galle kentini vuran Tsunami akabinde yeniden yapılanan şehir şuan ki Asya ülkelerinden çok da farklı değil. Geçtiğimiz gün Galle şehrinin sahilinde yürürken o müthiş dalgaların nasıl da denizden taşıp tüm şehri sular altında bırakabileceğini hayal ettim. Burada dalgalar gerçekten insanın boyunun 5 katı büyüklüğünde, dolayısıyla hayal gücümü kullanmakta pek zorlanmadım. Hem şehri düşmanlardan koruyan hem de mendirek görevi gören sahilin hemen önündeki duvarları önce Hollandalılar sonra İngilizler inşa etmişler.

 Eski Bir Şehirde Batılı Cillop Gibi bir araba,Oldukça İronik değil mi?
Resim yazısı ekle





CITY OF GALLE

Sri Lanka ile ilgili fazla bir şey hala bilmediğim beni kınayabilirsiniz, ancak bu merkeze gelince dış dünya ile tüm bağlantı kesiliyor. Sadece bir kez resort dışına çıktım, onda da çok yoruldum çünkü  bunca harekete vücudumun kendini hazır hissetmiyordu. Benim gibi içi kıpır kıpır birinin yapacağı yegane aksiyon bu olmalıyken aslında bana hiç de iyi gelmediği pek de aşikardı.
Weligama’dan şehre varmak 40 dakika sürdü, vardığımızda ise ülke off sezonda olduğundan fazla ir hareket yoktu. Aileme bir iki tane hediyelik aldıktan ve bolca sokakları arşınladıktan sonra ufak bir baş ağrısıyla birlikte neredeyse koşar adım geri döndüm. Bu nedenle kaldığım yer dışında maalesef şuan da Sri Lanka ile ilgili fazla bir detay paylaşamıyorum.


 Sri Lankalı Kadınlar Hintlilere benziyor!
Bir tanesine bu fikrimi söylediğimde sanırım söylemimden hoşlanmamış olacak ki bana “ But I am Sri Lankan” diyerek cevap buyurdu. Elbette amacım onu rencide etmek değildi, sadece aksanları ve giyimleri neredeyse değil tıpatıp aynı, Sri Lanka veya Hindistan dışından hiç kimse yan yana bu kadınları görse ayıramaz, şüpheniz olmasın. İngilizce aksanları bile neredeyse aynı ancak Sri Lanka dili yani “Singhala” duyduğum diğer tüm dillerden oldukça farklı olmasına rağmen İngilizce konuştuklarında kendinizi Hindistan’da hissediyorsunuz.



Sri Lanka erkekleri;
Onlarda Hintlilere benziyor elbette, hepsinin tenleri koyu renk,genellikle mutlaka bıyıkları var ve tabii ki sürekli gülümsüyorlar. Sanırım beni Asya’da etkileyen en büyük şey de buJ Onca şey yaşamış olmalarına rağmen, beklide hayatı sevdikleri veya reenkarnasyona inandıkları için çok az sinirleniyor  olmaları. Ve o ruh halini neredeyse pek az koruyorlar. Biz batılılar gibi sinirlendikten sonra 3 sonra bile aksilenmek gibi huyları yok….
Ülke nüfusunun %60’ı Budistler, %45’ını ise Tamil’ler oluşturuyor. Ülke geneline tapınaklar, Buda heykelleri, tütsüler ve çiçekler hakim…Yani genel bir Budist anlayış söz konusu. Ancak diğer dinler ve kültürlere de gayet toleranslı ve açık gözüküyorlar ki zaten Budist anlayış da bunu öneriyor.


1 Eylül 2011 Perşembe













Bali’nin vazgeçilmez lüks parti mekanı Seminyak. Benim için; Asya da gezerken arada bir lüks yerlerde kalmanın keyfi kelimelerle tasvir edilemez ve parayla satın alınamaz. Kuta’dan 30 daika uzaklıkta olan Bali adasının sağ alt kısmında kalan sahil şeridinde bulunan Seminyak'ta kalmak için lüks oteller ve private villalar oldukça elverişli. Gecesi 300 aud kiraladığımız 3 oda bir salon ve açık mutfak, havuz, klima, bahçıvan, en bakıcısı ve her şey dahil olmak üzere ödediğimiz rakam olmakla birlikte deneyim gerçekten bize tavan yaptırdı.

Grant’in Avustralya’dan hafta sonu bize katılmak için gelen arkadaşı Mark ile birlikte ilk gecemizi havuz başında yıldızların altında sohbet ederek geçirdik. Bu ev okadar rahttı ki hepimize özel tuvalet, banyo, üzeri açık duş, kingsize yatak ve evde ekstra ne ararsanız var. Bunlara; dvd, dvd player, plazma TV, bulaşık, çamaşır makinesi,klima ve mutfak malzemeleri de dahil. Sabahları bizim için kahvaltı hazırlayan bakıcımızın (adı Putu) ise hakkı asla yenemez. O kadar insan canlısı, okadar içten ve güzel insanlar ki, bize köydeki evinden hindistancevizi yağı veya chilli getirmek için bir an bile tereddüt etmedi. Üstelik bira istedik bira, çikolata istedik çikolata, küçük çocuklar gibi bizi şımartarak bir dediğimizi iki etmedi.


VILLA, ROOM SERVISE

İşin daha da enteresan kısmı ise SPA dahil yemek servisinin de birebir evinize geliyor olması. Tabi böyle kulağa doğal geliyor ancak, telefonla “9”u tuşladıktan sonra, en az 30dolar tutması suretiyle yemeğinizi sipariş ediyorsunuz, sağ olsunlar 40 dakika içinde evinize pizza fırını ve diğer araç gereçlerle birlikte geliyorlar ve yemeği alenen sizin mutfağınızda evinizde hazırladıktan sonra, Amerikan servisler eşliğinde içkinizi de size ikram ederek servis ediyorlar. Yemek bitene kadar mutfağın bir köşesinde dua eder pozisyonda duran bu çocuğa bolca bahşiş vermeden gönderemedik. İnsan bir yandan müteşekkir olurken diğer yandan da bir garip ekstra hizmet görmüş hissine kapılmadan edemiyor. Yemeklerin lezzeti ise tartışılmaz muhteşemdi. Yunan salatası, 4 peynirli pizza, balkabaklı kuskus, deniz mahsullü salata bunlardan sadece bir kaçı…


KUT DE TA NIGHT &DAY CLUB, SEMINYAK

Herkesin gözde mekanı, lonely Planet’ın dahi tavsiye ettiği bu klübe gelmeden Seminyak’a gelmiş sayılmazsınız. Gündüz başlayan alkol ve müzik, gecenin geç saatlerine kadar süper aktif bir şekilde devam ediyor. Kokteyller, yemekler ve servis muhteşem. Müziğe gelince, bence daha hareketli olabilir, insanları coşturabilirdi ancak belki bir daha ki sefere...


POTATOE HEAD NIGHT CLUB & RESTAURANT

Burası henüz yeni açılan bir yer olmakla beraber, denize sahili ve bir de havuzu bulunuyor. Geceleri her türlü balık çeşidini yemek mümkün. Bunun dışında yine şahane kokteyller ve dünya mutfağının tadına bakmayı unutmayın derim.

Seminyak deneyimimiz oldukça alkollü, pahalı ve bir o kadarda keyifli geçti. Villanın tadını sonuna kadar çıkarttığımıza inanıyorum. Her tatilimiz böyle geçsin dilerim…

25 Ağustos 2011 Perşembe

GILI NAGGU, Next to Lombok

















Lombok adasdının etrafında ne kadar çok Gili ile başlayan ada olduğuna inanamazsınız. Biz de buralara kadar gelip Endonezya’yı gördük sanıyoruz. Kıta o kadar dağınık ve büyük ki, içinde o kadar çok çeşit ada var ki… Bu ülkeye yeniden ve yeniden gelmek şart oldu.

Lombok, Kuta’dan sonra berbat bir shuttle araç ile dağları tepeleri 2.5 saat dangur dungur tırmandıktan sonra ilk durağımız olan bir sahil kasabasında durduk. Burası terk edilmiş bir şehirden ziyade henüz gelişmekte olan küçük bir köye benziyordu. Etrafta ne restoran da de benzeri turistik hiçbir şey neredeyse yok. Koyun bir başında bir de sonunda iki otel bulunuyor. Ha bir de ortalarında henüz yapım aşamasında olan 5 yıldızlı bir spa oteli. Seneye bitmiş olacağını tahmin ediyorum.

Grant ilk bulduğumuz otel de kalmaya razıydı ancak içimdeki ses bana karşıdaki adaya gitmemizi söylüyordu. Otel sahibi bizi botuyla adaya geçirebileceğini söylerken orada kalmak için daha fazla ödeyeceğimizi tekrarlayıp duruyordu. Ancak ben yine de adaya gitmek istiyordum. Biraz kararsız kaldıktan sonra kendimizi botta bulduk. Adaya geçmek belki 15-20 dakika kadar sürmüştü. Bu küçücük adada sadece bir adet otel bulunuyordu.

BUDHIST ISLAND NAGGU
İşin aslını adaya ayak bastıktan sonra öğrendik ki, burada eskiden bir Budist tapınakları varmış ve ada da Budistler yaşıyormuş. Hatta burası bir meditasyon merkeziymiş... Bembeyaz yumuşacık bir kum, rüzgarın ve dalgaların okyanusta yarattığı sonsuz sessizlikten öte adada bir de huzur var. Gerçekten bir şeylerden kaçmak, ya da kendini bulmak isteyenler için bence eşsiz bir mekan.

SHONERKELING WOW
Şnorkel yapmanın güzelliğini kelimelerle ifade edemiyorum. Sanırım fotoğraflar daha anlatıcı olabilir. Rengarenk bu kadar çok balığı hayatım boyunca başka hiçbir yerde görmedim. Deniz dibindeki Koralların estetiği bir yana burada en kısa zamanda reef shark ve kaplumbağa görmeyi hayal ediyorum.


FOOD

Yemekler gayet başarılı. Her çeşit deniz ürünü, uzak doğu ve İtalyan mutfağı, taze meyvelerden shake’ler. Tanrım insan başka ne isteyebilir ki…

ACCOMODATION
Buraya gelen insanların çoğu adaya daha evvelden keşfederek, bir haftalık veya daha uzun süreler boyu burada kalmak için geliyorlar. Zaten rezervasyonsuz yer bulmak pek de kolay olmuyor. Hem klimalı hem de fanlı odalar var. Hepsi birbirinden cici, temiz ve okyanusa bakıyor. Geceleri okyanus sesiyle uyuyup, gündüzleri de güneş doğuşuyla uyanıyorsunuz.

Sabahın ilk ışıklarıyla uyandığımız ilk günde yoga yapmak için kendimize yer ararken, hafif tepe de bulunan Budist tapınağın hala açık olduğunu öğrendik. İçeri ayakkabılarımızı çıkararak girdik. Hemen köşedeki tütsülerden bir tutam yakarak mumları da yanına yerleştirdik. Grant meditasyon yaparken ben de bu huzur dolu ortam da yoga pratiğimi tamamladım. Bu harika seremoninin ardından kahvaltıya indik. Ve içimden her günüm bu şekilde geçmesi için hayatımda ne gibi adımlar atmam gerektiğini bir kez daha ciddi ciddi düşündüm.